|
DEYİŞLER-SEMAHLAR-NEFESLER
UYARI SIRALAMA ESERİN
İLK
DİZESİNE GÖRE ALFABETİK OLARAK YAPILMIŞTIR. ESERİN İSMİNE
GÖRE DEĞİL
SAYFA SÜREKLİ
GÜNCELLENMEKTE VE YENİ DEYİŞLER EKLENMEKTEDİR.
BURAYA SİZDE
DEYİŞ-SEMAH-NEFES EKLEMEK İSTİYORSANIZ
BURAYA TIKLAYARAK YOLLAYINIZ
Bu Sayfaya en son deyiş ekleme tarih
12.02.2007/13:28
Adı güzel, kendi güzel MUHAMMED
Canım kurban olsun senin
yoluna.
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Söylenirsin cümle âlem dilinde.
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Terâzinin bir ucunda Haydar oturur.
Yanı sıra cümle ümmet yetirir.
Elinde de yeşil sancak getirir.
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Mümin
olanların çoktur cefâsı,
Âhirette olur zevki sefâsı.
Onsekizbin âlemin mustafâsı,
Adı güzel kendi güzel Muhammed.
Sen bir Peygambersin şeksiz, gümansız.
Sana inanmayan dinsiz, îmansız.
Teslim Abdal
neyler dünyayı sensiz.
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
------
Bana namaz kılmaz diyen
Ben kılarım namazımı
Kılarısam kılmazısam
Ol Hak bilir niyazımı
Hak'tan ayrı kimse bilmez
Kafir müselman kimdürür
Ben kılarım namazımı
Hak geçirdiyse nazımı
Ol nazı dergahtan geçer
Ma'ni şarabından içer
Hicabsız can gözüm açar
Kendisi siler gözümü
Gizli sözü şerheyleyip
Türlü nükteler söyleyip
Değme arif şerhetmeye
Bu benim gizli razımı
Sözüm ma'nisine erin
Bi-nişandan haber verin
Dertli aşıklara sorun
Bu benim dertli sözümü
Dost isteyen gelsin bana
Göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona
Ben bilirim kendözümü
Yunus şimdi söyle sözün
Münkir ister istemesin
Pişir kurtar kendi özün
Arifler tatsın tuzunu
-----
Ben dervişim dersin dava kılarsın
Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır
Kendini gör elde sen ne ararsın
Hâlâ hâl etmeğe hâlin var mıdır
Dertli olmayanlar derde yanar mı
Sâdık derviş ikrârından döner mi
Dertsiz bülbül gül dalına konar mı
Ben bülbülüm dersin gülün var mıdır
Bir gün balık gibi ağa sararlar
Mürşitten rehberden haber sorarlar
Tütsü yakıp köşe köşe ararlar
Ben arıyım dersin balın var mıdır
Mürşit huzurunda dâra durmağa
Dâra durup Hakk’a boyun vermeğe
Muhabbetten geçip hırka giymeğe
Çar pâreden derviş şalın var mıdır
Pir Sultan ’ım senin derdin deşilmez
Derdi olmayanlar derde düş olmaz
Mürşitsiz rehbersiz yollar açılmaz
Mürşit eteğinde elin var mıdır
-----
Benim Pirim Şah-ı Merdan Ali´dir.
Sefiller Carına Yeten Haydardır.
Kapıyı Hayberi Şahadet Parmağıyla.
Kaldırıp Asumana Atan Haydardır Dost.
Haydar Haydar Haydar Pirim Alidir...
Onlar Girer Zahir Batın Donunda.
Onların Rızkı Gelir Kudret Kolunda
Asuman Yüzünde Aslan Donunda.
Resulün Yolunda Yatan Haydardır.
Haydar Haydar Haydar Pirim Alidir...
Şah Hatayı 'm Müşkülümü Kaldıran
Hü Deyip Cebrail Perimi Yakan
Üç Yüzyıldan Sonra Nerfgizi Getiren
Nergizi Selmana Sunan Haydardır Dost.
Haydar Haydar Haydar Pirim Alidir...
-------
Benim sevdiceğim Ali’dir Ali
Ali’yi sevenler olmaz mı veli
Pirimin elinden içmişim dolur
Ali’yi seversen değme yarama
Hakk’ı bilmez ile eyleme Pazar
Bir münâfık bin ehl-i îman bozar
Mürşidler olmasa yaralar azar
Pirimi seversen değme yarama
Mü’min Müslim bir araya gelince
Pirlerin elinden dlu alınca
Günah sevap hep anda sorulunca
Şâh’ı seversen değme yarama
Benim yaralarım bağlıdır bağlı
Âşık-ı sâdıkın
ciğeri dağlı
Balım Sultan Mürsel Baba’nın oğlu
Ali’yi seversen değme yarama
----
Bir ulu
kervandır hak kuyusunda
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Yeni de kurtulduk gamdan kederden
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
Helallik vermedik kavim kardaşlar
Yandı yüreciğim ciğerim haşlar
Üç gün üç gecedir yağan yağışlar
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
Pir Sultan Abdal'ım coşup
gideriz
Düşüp aşk eline taşıp gideriz
Ayınan yıldızı aşıp gideriz
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
-----
Bu gün matem günü
geldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im
Senin derdim bağrım deldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Bizimle gelenler gelsin
Serini meydana koysun
Hüseyin’le şehit olsun
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Kerbela’nın yazıları
Şehit düştü gazileri
Fatma Ana kuzuları
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Kerbela’nın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür
Şah Kerbela’da yalnızdır
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Gökte yıldız paralandı
Şehribanu karalandı
Şah Hüseyin yaralandı
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Bir su verin masum cana
Zalim içti kana kana
Fatma Ana yana yana
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
Boz bulanık puslu dağlar
Virandır bahçeler bağlar
Şah Hatayi’m durmaz ağlar
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im
Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah
Hüseyin’im, vah Hüseyin’im
------
Bu yol bizi zora değil
Birlik olmaya çağırır
Hak yoluna özle eğil
Gerçek bulmaya çağırır
Bu yola özle girilir
Meydanda ölür dirilir
Sevgi şerbeti ezilir
Dolu olmaya çağırır
Saz ile okunur düvaz
Hak için edilir niyaz
Dizle değil özle namaz
Özden kılmaya çağırır
İlmin sonu aydınlık
Geride kalır karanlık
İleride gerçek varlık
İlham almaya çağırır
Kamer
Bacı,
aldım yolum
Al kırmızı açar gülüm
Okursan insandır ilim
Boşu dolmaya çağırır
---------
Bütün evren Semah döner
Askından güneşler yanar
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız
Canan bizim canimizdir
Teni bizim tenimizdir
Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız
HÜDAİ
’
YEM Hüdamız var
Dost elinde bademiz var
Muhabbetten gıdamız var
Ölüm ölür biz ölmeyiz
-------------
Durdum divanına ellerim bağlı
Yetiş imdadımıza imam Hüseyin
Bu aşkın elinden ciğerim dağlı
Yetiş imdadımıza imam Hüseyin
Macerayı Kerbela’nın bir günü
Mülkümüz şu dünyada fanidir fani
Yetiş Hızır yetiş car günün bugün
Yetiş imdadımıza İmam Hüseyin
Demanı der Kuran Hak Kur’anullah
Sevenin gönlünde gitmiyor billah
Cümlemizin muradın ver Allah Allah
Yetiş imdadımıza İmam Hüseyin
-----
Ela gözlü Pîrim geldi
Duyan gelsin iste meydan
Dört kapıyı, 40 makamı
Bilen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey
Ben pirimi hak bilirim
Yoluna kurban olurum
Dün doğdum bugün ölürüm
Ölen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey
Sah Hatayim
der sırrını
Meydana koymuş serini
Nesimi gibi derisin
yüzen gelsin iste meydan
Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey
---------------
Erenler cemile pervana geldim
Baş açık yalın ayak ben divana durdum
Şerha şerha kattım ol tez iktidarım
Derem derem bir yudum su ver
Kerbela’ da Mervanlar elinde şehit olan imamlar aşkına
Saki İmam Hüseyin, cennet mekânı İmam Hüseyin
Oniki İmamlar Hak’ın Sevgili Yâri
Onlar Birlemiştir Haliki Perverdigârı
Susuz Şehit Ettiler Ali Evlâd-ı Ol Hanedânı
Derem Derem Bir Yudum Su Ver
Kerbela’ da Mervanlar elinde şehit olan imamlar aşkına
Saki İmam Hüseyin, cennet mekânı İmam Hüseyin
Onlar Çok Çektiler Mihnet İle Belâyı
Onlara Nasip Eyle Bu Kevser Sülâleyi
Susuz Şehit Ettiler Ali Evlâdı Ol Hanedanı
Derem Derem Bir Yudum Su Ver
Kerbela’ da Mervanlar elinde şehit olan imamlar aşkına
Saki İmam Hüseyin, cennet mekânı İmam Hüseyin
Şah Muhammed Şah Ali’dir Şahımız
Şah Hüseyin’e Kurban Olsun Canımız
Erenler Dergâhı Bizim Dergâhımız
Derem Derem Bir Yudum Su Ver
Kerbela’ da Mervanlar elinde şehit olan imamlar aşkına
Saki İmam Hüseyin, cennet mekânı İmam Hüseyin
Şah Hatayi’m Yana Yana Yürek Döndü Bir Yana
Lânet Okuyalım Yezit Oğlu Bir Mervan’a
Bir Yudum Su Vermediler Ali Oğlu Ol Hanedâna
Derem Derem Bir Yudum Su Ver
Kerbela’ da Mervanlar elinde şehit olan imamlar aşkına
Saki İmam Hüseyin, cennet mekânı İmam Hüseyin
-----
Gece gündüz hata etmektir işimiz,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah,
Muhammed Ali’ye bağlıdır başımız,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Hasan Hüseyin sır içinde sır ise,
İmam Zeynel nur içinde nur ise,
Özümüzde kibir benlik var ise,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Muhammed Bakır’ın izinden çıkma,
Yükün Cafer’den tut gayriye bakma,
Hatıra değip gönüller yıkma,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Benim sevdiceğim Musa-i Kâzım,
İmam Rıza’ya bağlıdır özüm,
Eksiklik noksanlık hep kusur bizim,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Muhammed Taki İle varalım şaha,
Ali Naki emeğimizi vermeye zaya,
Ettiğimiz kem işlere bed huya,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Hasan Askerinin gülleri bite,
Mehdi gönlümüzün gamını ata,
Ettiğimiz yalan gova gıybete,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
Şah Hatayi’m eder Bağdat Basra,
Kaldık zamaneye böyle asra,
Yâ Ali Kerem kânisin kalma kusura,
Tövbe günahlarımıza estağfirullah.
NAD-İ ALİ
-----
Geldi çağırdı Cebrail
Hak Muhammed Mustafa’ya
Hak seni Mirac’a okur
Dâvete Kadir Hüdaya.
Evvel emânet budur ki
Piri, rehberi tutasın
Kadim erkâna yatasın
Tariki müstakiyme.
Muhamed sükuta vardı
Vardı Hakk’ı zikreyledi
Şimdi senden el tutayım
Hak buyurdu vedduha.
Muhammedin belin bağladı
Anda ahir Cebrail
İki gönül bir oluben
Hep yürüdüler dergâha.
Vardı dergâh kapısına
Gördü orda bir arslan yatar
Arslan anda hamle kıldı
Korktu Muhammed Mustafa.
Buyurdu Sırr-ı Kâinat
Korkma Yâ Habibim dedi
Hatemi ağzına ver ki
Arslan ister bir nişane.
Hatemi ağzına verdi
Arslan orda oldu sakin
Muhammed’e yol veruben
Arslan gitti nihaneye.
Vardı Hakk’ı tavaf etti
Evvela bunu söyledi
Ne heybetli şirin varmış
Hayli cevreyledi bize.
Gördü bir biçare derviş
Hemen yutmak diledi
Ali yanımda olaydı
Dayanırdım ol Şahıma.
Gel benim sırr-ı devletlim
Sana tabiyim ey habibim
Eğiliben secde kıldı
Eşiği kıblegâhına.
Kudretten üç hon geldi
Sütü elma baldan aldı
Muhammed destini sundu
Nuş Etti Azametullaha.
Doksan bin kelam danıştı
İki cihan dostu dostuna
Tevhidi armağan verdi
Yeryüzündeki insana.
Muhammed ayağa kalktı
Hep ümmetini diledi
Ümmetine rahmet olsun
Anda dedi kibriya.
Eğiliben secde kıldı
Hoşkal sultanım dedi
Kalkıp evine giderken
Yol uğrattı kırklara.
Vardı kırklar makamına
Oturuben oldu sakin
Cümleside secde kıldı
Hazreti Emrullaha.
Muhammed sürdü yüzünü
Hakka teslim etti özünü
Cebrail getirdi üzümü
Hasan Hüseyin ol Şaha.
Canım size kimler derler
Şahım bize Kırklar derler
Cümleden ulu yolumuz
Eldedir külli varımız.
Madem size Kırklar derler
Niçin noksandır biriniz
Selman şeydullaha gitti
Ondandır eksik birimiz.
Cümleden ulu yolumuz
Eldedir külli varımız
Birimize neşter vursan
Bir yere akar kanımız.
Selman şeydullahtan geldi
Hü deyip içeri girdi
Bir üzüm tanesini koydu
Selmanın keşkullahına.
Kudretten bir el geldi
Ezdi bir engür eyledi
Hatemi parmakta gördü
Uğradı bir müşkül hale.
Ol şerbetten biri içti
Cümlesi de oldu hayran
Mümin müslüm üryan büryan
Hep girdiler semaha.
Cümlesi de el çırpıben
Dediler ki Allah Allah
Muhammed bile girdi
Kırklar ile semaha.
Muhammed’im coşa geldi
Tacı başından düştü
Kemeri kırk pare oldu
Hepsi Sardı Kırklara.
Muhabbetler galip oldu
Yol erkân yerini aldı
Muhammed’e yol göründü
Hatırları oldu sefa.
Muhammed evine gitti
Ali Hakkı tavaf etti
Hatemi önüne koydu
Dedi saddaksın Yâ Ali!
Evveli sen ahiri sen
Zahiri sen bâtını sen
Cümle sırlar sana ayan
Dedi Şah-ı Evliya
Şah Hatayi’m vakıf oldum
Ben bu sırrın ötesine
Hakkı inandıramadım
Özü çürük ervaha
---
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Bu dervişlik bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi
Çıkalım meydan yerine
Erelim ALİ sırrına
Can-ü başı hak yoluna
Koyamazsın demedim mi
Aşıklar kara bahtlı olur
Hakk'ın katında kutlu olur
Muhabbet baldan tatlı olur
Doyamazsın demedim mi
Pir SULTAN'ım ALi şahımız
Hakka ulaşır ahımız
On iki imam katarımız
Uyamazsın demedim mi
------
Hakk nasip eylese dergâha varsam,
Bir dem divanında dursam yâ Ali.
Eğilsem dizine niyâz eylesem,
Yüzüm kademine sürsem yâ Ali.
Yüzüm kademine sürdüğüm zaman,
Zerrece gelmezdi gönlüme güman,
Şâhım düldülüne bindiğin zaman,
Önünce Kanber'in olsam yâ Ali.
Kanber gibi hizmetinde götürsen,
Bir dem ağlatıp, bir dem güldürsen,
Çekip Zülfikâr'ı beni öldürsen,
Elim eteğinden kesmem yâ Ali.
Keser miyim eteğinden elimi?
Kabul ettim Hak yolunda ölümü,
Doğru sürün erenlerin yolunu.
Mümin canlarından olsam yâ Ali.
Mümin olan neresinden bellidir?
Hakkı söyler nefesinden bellidir.
Erenler bağının gonca gülüdür.
Tomurcuk güllerin dersem yâ Ali.
Pir Sultan 'ım beni mihman
götürsen,
Götürsen de ayn-i cem'e yetirsen,
Dizini dizime vursan otursan,
Doyası yüzüne baksam yâ Ali.
-----
Hakk’tan bize nida geldi
Pirim sana haber olsun
Şahtan bize name geldi
Rehberime haber olsun
Hak kuluna eyler nazar
Dört kalıptan adem dizer
Kalleş gelmiş cemi bozar
Gözcü sana haber olsun.
Bu yola giden hacılar
Kırklar güruh-u Naciler
Cem kilidi kapıcılar
Kapıcıya haber olsun.
Mümin yolun yakın ister
Münkirlerden sakın ister
Delil yanmaz yağın ister
Çerağcıya haber olsun.
Mümini çekti meydana
Münkiri sürdü zindana
Tekbir verildi kurbana
Kurbancıya haber olsun.
Mümini çektiler dara
Münkiri sürerler nara
Hizmet verildi Selman’a
Süpürgeciye haber olsun.
Gelin gidelim tarikata
Kulak verin marifete
Tâlip girmiş hakikate
Tarıkçıya haber olsun.
Mümini çektiler dara
Münkiri sürdüler zindana
Hizmet geldi tezekkâra
Tezekkâra haber olsun.
Bu yola giden hacılar
Kırklar güruh-u Naciler
Müminler Müslim bacılar
Peyik sana haber olsun
Yola gider haslar hası
Giymiş hakikat libası
Doldur ver bir engür tası
Sakkacıya haber olsun.
Zakirin zikri saz ile
Kuran okur avaz ile
Mümin müslim niyaz ile
Zakir sana haber olsun.
Şah Hatayi’m varı geldi
Varı geldi varı geçti
Sefil bülbül zara düştü
İznikçiye haber olsun.
---
Hata ettim Hüda yaktı delili
Muhammed Mustafa yaktı delili
Ol Ali Abâ’dan Haydar-ı Kerrar
Ali’yyül Murtaza yaktı delili
Hatice-Tül Kübra Fatima Zehra
Ol Hayrün Nisa yaktı delili
Hasan’ın aşkına girdim meydana
Hüseyn-i Kerbela yaktı delili
İmam Zeynel, İmam Bakır-ı Cafer
Kâzım Musa Rıza yaktı delili
Muhammed Taki’den hem Ali Naki
Hasan-ül Askeri yaktı delili
Muhammed Mehdiyi Ol Sahib-zaman
Eşiğinde Ayet yaktı delili
Bilirim Günahım hadden aşubdur
Hünkâr-ı Evliya yaktı delili
Oniki İmamdır bu nur
Hatayi
Şir-i Yezdan Ali yaktı delili
---
HER SABAH HER
SEHER ÖTÜŞÜR KUŞLAR
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
BÜLBÜLDE GÜL İÇİN FİGANA BAŞLAR
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
KIBLEMİZDEN KISMETİMİZ VERİLE
VEYSEL KARAN GİTTİ YEMEN ELİNE
ARIYIZ UÇARIZ KUDRET BAĞINA
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
BİZ ÇEKERİZ İMAMLAR'IN YASINI
İŞİT GERÇEK ERENLERİN SESİNİ
İMAM HASAN İÇTİ AHU TASINI
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
TALİP OLAN İNC' ELEKTEN ELENDİ
MÜMİN OLAN HAK YOLUNA DOLANDI
ŞAH HÜSEYİN AL KANLARA BOYANDI
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
İMAM ZEYNEL PARELENDİ BÖLÜNDÜ
OL İMAM BAKIR'A YÜZLER SÜRÜLDÜ
CAFER'İ SADIK'A ERKAN VERİLDİ
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
GÖNÜL KUŞUN KALP EVİNDE YUVASI
VİRDİMİZE DÜŞTÜ ŞAH'IN AVAZI
KAZIM, MUSA, ALİ RIZA DUASI
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
ŞAH TAKİ'YLE NAKİ NUR OLDU GİTTİ
HASAN-ÜL ASKERİ ER OLDU GİTTİ
MEHDİ MAĞARADA SIR OLDU GİTTİ
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
KANBER, SELMAN, FATMA DURDU DUAYA
ŞEHRİBAN SOYUNDU BİNDİ DEVEYE
İSA KAHREYLEDİ ÇIKTI HAVAYA
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
DÖRT KİTAP YAZILDI DÖRT DİNE DÜŞTÜ
KUR'AN MUHAMMED'İN VİRDİNE DÜŞTÜ
KUL HİMMET PİRİNİN DERDİNE DÜŞTÜ
ALLAH BİR MUHAMMED ALİ DİYEREK
----
Kudret
gandilinde balkıyıp duran
Muhammet Alinin nurudur vallah
Zuhûr edip kafirin leşkerin kıran
Elinde Zülfikar Ali’dir billah
Elinde Zülfikar altında düldül
Önünde Kanber’in dilleri bülbül
Hatice’yi Fatime anam cennette bir gül
Ona sırrım dedi Hak Habibullah
Fatime anamdan doğdu Hasan Hüseyin
Onların nuruyla ziyalandı din
Kırk pare bölündü Zeynel Abidin
Çekelim yasını hasbetenlillah
Muhammer Bakırdan Caferi Sadık
Musayı Kazıma İriza dedik
Târikat abıyla cismimiz yuduk
Hak buyurdu müminin kalbi Beytullah
Tağı Nagı müminlerin civanı
Ol Hasan Askeri cismim sultanı
Elinde höçceti Mehdi zamanı
Vakit tamam oldu gönder ya Allah
Ta ezel ezelden böyle buyruldu
Hariciler bu dergahtan sürüldü
Kün deyince yedi kat yer dürüldü
Bir harfinen bina kurdu arşullah
Virani’yem niyazım var üstada
Elinde Zilfikar ol ehli gaza
Bin bir dondan baş gösterdi Murtaza
Bir bilmişim mürşidimdir eyvallah.
-----
Medet Allah, ya Muhammed, yâ Ali!
Bizi dergâhından mahrum eyleme
Pirim Hünkâr Hacı -ı Veli
Bizi dergâhından mahrum eyleme.
Ademi Safiyullah atam hakkı için
Muhammed Mustafa Hatem hakkı için
Eyyüb’e Verdiğin sitem hakkı için
Bizi dergâhından mahrum eyleme.
Hasan’ın aşkına çekelim zarı
Şah Hüseyin dinimizin serveri
Âlemin nurusun Cenab-ı bari
Bizi dergâhından mahrum eyleme.
Zeynel’in canına kıldılar ceza
Muhammed Bakır’dır sırrı Murtaza
İmam Cafer, Kâzım, Musa-i Rıza
Bizi dergâhından mahrum eyleme.
Derviş Muhammed’im Ey Gani Kadir!
Taki, Naki, Asker Rehnumanımdır,
Muhammed Mehdiye niyazım budur
Bizi dergâhından mahrum eyleme.
---
Medet Allah, ya
Muhammet, ya Ali
Yusuf kuyusunda zindana düştüm
Gül bengi çekilen Bektaş-ı Veli
Gayretiniz yok mu ummana düştüm
Hü hü hü ummana düştüm
Fatime ananın eteğin tuttum
Server Muhammed'e göz gönül kattım
İmam Hasan ile çok mehtap sattım
Şah Hüseyin ile dükkana düştüm
Haydar Haydar Haydar dükkana düştüm
İmam-ı Zeynel'e can kurban ettim
Muhammed Bakır'la musayib tuttum
Cafer-i Sadık'a göz gönül kattım
Naci deryasında ummana düştüm
Hü hü hü canan ya Ali
Musa Kazım Şah Rıza'ya kavuştum
Kerbela çölünde cenge giriştim
Yezit ordusuyla hayli vuruştum
Yaralandı sinem al kana düştüm
Yaralandı sinem sinem al kana düştüm
Taki Naki Askeri'dir nurumuz
Mehdi mağarada gizli sırrımız
Cebrail önümüz, Cerrah belimiz
Kırklar'ın Cem'inde erkana düştüm
Haydar Haydar Haydar erkana düştüm
Oniki İmam Dergahı'nda ünüm var
Gece gündüz sohbetim var demim var
Çok günahım varsa neden gamım var
Ali gibi şahı merdana düştüm
Haydar Haydar Haydar canan ya Ali
Kul Himmet Üstadım bu nasıl yazı
Lezzet verir şirin muhabbet tuzu
Ali'nin alnında zöhre yıldızı
Meyli muhabbeti selvana düştüm
Haydar Haydar Haydar selvana düştüm.
----
Medet Ey Allah’ım medet
Gel dertlere derman eyle
Yetiş Yâ Ali Muhammed
Gel dertlere derman eyle.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Hasan, Hüseyin aşkına
Yardım ederler düşküne
İmam Zeynel’in aşkına
Gel dertlere derman eyle.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
İmam Bakır’ın katına
Cafer’in ilmi zatına
Musa, Rıza hürmetine
Gel dertlere derman eyle.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Şah Taki’nin hem Naki’nin
İmam Hasan-ül Askeri’nin
Yargılamak senin şanın
Gel dertlere derman eyle.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Gelip Hak’tan dilek dile
Mehdi sahip zaman gele
Dedemoğlu secde kıla
Gel dertlere derman eyle.
---
Muhammed Mustafa Ey Şah-ı Merdan
Ali’yyel Murtaza sana sığındım.
Hatice Fatıma, Hasan Mücteba
Hüseyin’i Kerbela sana sığındım.
İmam Zeynel İle Muhammed Bakır
Cennet Bahçesinde Bülbüller Şakır
Cafer’i Sadık’a Erdik Çok Şükür
Kâzım, Musa, Rıza Sana Sığındım.
Muhammed Taki’ye Ver Bir Salavat
Ali’yyel Naki’den Umarız İmdat
Hasan Al Asker’i Elaman Mürvet
Mehdi Sahip Liva Sana Sığındım.
On Dört Masumu Pak Güruhu Naci
On Yedi Kemerbest derdim İlacı
Pirim Hacı Serimin Tacı
Hünkâr’ı Evliya Sana Sığındım.
Virdi Derviş Senin Kulun Kurbanın
Yarın Arasatta Ulu Divanın
Senin Mücrimlere Çoktur İhsanın
Pirim Süca Baba Sana Sığındım.
-----
Muhammed doğduğu gece
Şu aleme nur doğdu / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Yeşil kandilden nur indi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Huri kızların hepisi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed dinin tapusu / Lâ İlâhe İllâllah
Açıldı cennet kapısı / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Muhammed anadan düştü / Lâ İlâhe İllâllah
Kafirlerin aklı şaştı / Lâ İlâhe İllâllah
Bin bir putlar yere geçti / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Huri kızları geldiler / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed dinin sordular / Lâ İlâhe İllâllah
Nurdan kundağa sardılar / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Muhammed kalktı oturdu / Lâ İlâhe İllâllah
Alemi nura batırdı / Lâ İlâhe İllâllah
Yer gök salavat getirdi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Şah Hatayi’m ey kardaşlar / Lâ İlâhe İllâllah
Güzel olur hep bu işler / Lâ İlâhe İllâllah
Secdeye indi hep başlar / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
---
Muhammed’i candan sev ki,
Ali’ye Selman olasın.
Ehlibeyt’e gönül ver ki
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Muhammed’i hazır bil ki
Canı Hakk’a nazır bil ki
Her gördüğün Hızır bil ki
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Muhammed’e gönül kat ki
Ceht edip rehbere yet ki
Bir gerçekten etek tut ki
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Hasan ile girdim ceme
Hüseyin sırrını deme
Musahipsiz lokma yeme
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Zeynel Bakır, Cafer, Kâzım
Rıza’ya bağlıdır özüm
Hatırın kırma şahbazın
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Taki’ye, Naki’ye eriş
Askeri’de biter her iş
Mehdi’nin sırrına karış
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
Şah Hatayi’m özün ırma
Gerçekler gönlünü kırma
Her Ademe sırrın verme
Ali’ye Selman olasın.
Allah Allah, Allah Allah!
Allah Allah, Allah Allah!
---
Nesini sorarsın garip
hâlimin
Çoktan beri yatır hastadır gönül
Alışmış gurbete geçmiş malından
Abdala karışmış posttadır gönül
Kişiye aceptir müşkülün kanmak
Pervânenin işi odlara yanmak
Çetin olur imiş dosttan ayrılmak
Karalar giyinmiş yastadır gönül
Garip bülbül ötmez oldu bağlarda
Destur verin gül sunalım beğlere
Aştı gitti yenemedim dağlara
Avcıya karışmış ustadır gönül
Kul Mustafa’m söyletmeyin deliyi
Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi
Dost elinden içirdiler doluyu
Şimdi sarhoş oldu hastadır gönül
-----
ON BİR AYDIR
BEN DOSTUMA HASİRET
Göreyidim Şahı Merdan aşkına
Hiç gitmiyor bu gönlümden kesiret
Sileyidim Şahı Merdan aşkına
Kırk gün oldu göremedim düşümde
Sevdası serimde gitmez başımdan
Cevlan köprüsünden ferhat taşından
Geçeyidim şahı Merdan aşkına
Gönül karışmış bir hupların göçüne
Efendim sen kalma kulun suçuna
Saat dörtte Amasya’nın içine
Gireyidim şahı merdan aşkına
Velim eydur bu sevdanın adı ne
Aşık maşuğunu yakar oduna
Küllü maksuduma her muradıma
Ereyidim Şahı Merdan aşkına.
-----
Pervaneyi aşk oduna yandıran
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Dalga vurup deryaları coşturan
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle…
Mansur’u öldürüp darda astıran
Çekip Zülfikar’ı taşı kestiren
Miraç’ta Muhammede nişan gösteren
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle…
Fani imiş şu dünyanın ötesi
Söylerim sözümü var mı hatası
Hasan ile Hüseyin’in atası
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle…
Zindanda Zeynel’in payını veren
Muhammed Bakır’ın payını veren
Mahrum kalmaz dergâhına yüz süren
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle….
İmam Cafer Kazı Musa İrıza
Mümine irahmet yezide ceza
Sahib–i Zülfikar hulk–i irıza
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle….
Taki Naki hem dertlerin devası
Hasan–ül Askeri Mehdi livası
Muhammed Mustafa sırr–ı Hüdası
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Kul Himmet ’im ziyan etmez karında
Her kulun bir sevdası var serinde
Dünyada ahrette mahşer yerinde
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
-----
Pervaz vurup gökyüzünde dönünce
Dinley’n tarif edem yolu turnalar
Hidayet Mevla’dan kalkın deyince
Gözetleyin sağı solu turnalar
Varıncağız Amasya’nın üstüne
Secde kılın Hamdullah’ın postuna
Dergahını,damanına,destine
Ezelden demişiz beli turnalar
Durmayın Çetmi’de açın pervazı
Ali Pir Civan’a eyley’n niyazı
Hacıköy’de şehitlerin şahbazı
Onun da bir ismi deli turnalar
Merzifon’dan seyreyleyin obayı
Kılavuz eyleyin bâd-ı sabayı
Ziyaret eyleyin Pir-i babayı
Hoştur o sultanın hali turnalar
Bir gececik yatın Kırklar dağında
Bülbül öter bahçesinde bağında
Açın kanatları seher çağında
Seyredin ülkeyi ili turnalar
Hamdülillah gören çeker mi yası
Pirim Bektaş Veli mülkün ihyası
Nur-î Cemalettin hasların hası
PERVANE ol yarin kulu turnalar
-----
Rahmet gölüne akan
Sel gibi Bektaşiyiz
Selman koynundan çıkan
Gül gibi Bektaşiyiz
Asıl adım Alevi
Lakabımız Kızılbaş
Sakal-bıyık uzatır
Tel gibi Bektaşiyiz
Ali’yi candan severiz
Tâ ezelden Hakk dedik
Kanber gibi kapısında
Kul gibi Bektaşiyiz
Hünkar Hacı Bektaş Veli
Haddesinden çekildik
Kaba saba sanmayın siz
Hal gibi Bektaşiyiz
Yetmiş iki milletine
Bir göz ile bakarız
Turab olduk her ayağa
Yol gibi Bektaşiyiz
Acı tevek, talkı tevek
Cahillerin sözüdür
Lokmamızdan yiyen bilir
Bal gibi Bektaşiyiz
Mansur gibi dâra çıksak
Söylemek sırrımızı
Dilimiz bağlıdır kardaş
Lâl gibi Bektaşiyiz
Azrayıldan korkumuz yok
Ölmeden evvel öldük biz
Cenazemiz teneşirde
Sal gibi Bektaşiyiz
Ali İzzet
şu âlemde
Elsiz, dilsiz, belsiz gezer
Küstük nazlı güllere
Dul gibi Bektaşiyiz
-----
Sabahın seher
vaktinde
Aliyi gördüm Aliyi
Yüzümü dizine sürdüm
Aliyi gördüm Aliyi
Aliyi gördüm meşede
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Aliyi gördüm Aliyi
Selmanı gördüm sağında
Güller açar dost bağında
Musa ile tur dağında
Aliyi Gördüm Aliyi
(anonim ??? )
-----
Sevginin barışın simgesi Semah
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Sevgisiz yürekte olur mu sabah
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Gönülden gönüle ikrar verenler
Yürekten yüreğe köprü kuranlar
Alevler içinde semah dönenler
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Aşk ateşi yüreğimde yanıyor
Ben dönerken cahil deli sanıyor
Dünya alem semah dönüyor
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Aşan aylar doğan güneş biliyor
Cahil sözüne kuşlar gülüyor
Sevgi yürekteki pası siliyor
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Sevgisiz bir insan özden gülemez
Gerçeklerin varlığını bilemez
Hiç bir şey sevgiden üstün olamaz
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Kamer Bacı hakka yürekten yalvar
Sevginin barışın sonunda bal var
Ta geçmişten geleceğe bir yol var
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
-----------
Şu aleme nur
doğdu
/
Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Yeşil kandilden nur indi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Huri kızların hepisi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed dinin tapusu / Lâ İlâhe İllâllah
Açıldı cennet kapısı / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Muhammed anadan düştü / Lâ İlâhe İllâllah
Kafirlerin aklı şaştı / Lâ İlâhe İllâllah
Bin bir putlar yere geçti / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Huri kızları geldiler / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed dinin sordular / Lâ İlâhe İllâllah
Nurdan kundağa sardılar / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Muhammed kalktı oturdu / Lâ İlâhe İllâllah
Alemi nura batırdı / Lâ İlâhe İllâllah
Yer gök salavat getirdi / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
Hak Lâ İlâhe İllâllah
İllâllâh Şah İllâllah
Lâ İlâhe İllâllah
İllâllah Şah İllâllah
Sen Ali’msin Güzel Şah
Şahım Eyvallah Eyvallah.
Şah Hatayi’m ey kardaşlar / Lâ İlâhe İllâllah
Güzel olur hep bu işler / Lâ İlâhe İllâllah
Secdeye indi hep başlar / Lâ İlâhe İllâllah
Muhammed doğduğu gece / Lâ İlâhe İllâllah
-----
Yüreğimi parça
parça ayırdın
Biri Kerbela'nın çölünde kaldı
Biri yola çıktı Şam diyarına
Biri Muaviye dölünde kaldı
Biri gitti Hacı Bektaş yurduna
Takılıp da erenlerin ardına
Biri Pir Sultan'ın düştü derdine
Biri Hızır paşa elinde kaldı
Biri Börklüce'yle yanarken köze
Biri Bedrettin'le vardı Sereze
Biri Nazımilen geldi gözgöze
Biri ozanların dilinde kaldı
Biri idamlığını giydi eynine
Biri fermanını taktı boynuna
Biri girdi karlı dağlar ardına
Biri Dadaoloğlu halinde kaldı
Biri dalgasında Karadeniz'in
Biri ni Nesimi adına yüzün
Kan deryalarında birini ezin
Biri Kızıldere yolunda kaldı
Biri Teğmen Kubilay'la kesildi
Biri altı mayıs günü asıldı
Biri dedi yarama tuz basıldı
Biri gözlerimin selinde kaldı
Biri sır vermeyip serinden oldu
Biri çiçek idi Munzur'da soldu
Biri yıldız gibi gözden kayboldu
Biri Nurhakların gülünde kaldı
Biri dedi sayılmayız parmakla
Biri dedi tükenmeyiz kırmakla
Biri dedi ölürmüyüm vurmakla
Biri can ağacının dalında kaldı
Biri dedi unuttun Maraş'ı
Orda aktı mazlumların gözyaşı
Biri ileriye yürüttü başı
Biri bedenimin solunda kaldı
Biri dedi ben yaşarım ölsende
Kurtuluşu gördü gelecek günde
Biri cicek açtı şafak vaktinde
Biri güneşimin alında kaldı
Biri karanlıktan çıktı bağırır
Biri canlı aydınlığa sevinir
Biri Yunus ile Hakkı çağırır
Biri KAPLANİ'nin telinde kaldı
BURAYA SİZDE
DEYİŞ-SEMAH-NEFES EKLEMEK İSTİYORSANIZ
BURAYA TIKLAYARAK YOLLAYINIZ
VEYA SİTE HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ İÇİN AŞAĞIYA
|